EnerjisizEnerjisiz
Orta Vadeli Program: Türkiye'nin Enerji Arz Güvenliği ve Yerli Kaynak Vurgusu
🏛️ Politika

Orta Vadeli Program: Türkiye'nin Enerji Arz Güvenliği ve Yerli Kaynak Vurgusu

Temsili görselGörsel: Kauê Martins Bergamasco / UnsplashUnsplash License

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın açıkladığı Orta Vadeli Program, küresel belirsizlikler ışığında Türkiye'nin enerji arz güvenliğini ve yerli kaynak kullanımını merkeze alıyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan Orta Vadeli Program (OVP), 2027-2029 dönemine odaklanırken, küresel ekonominin belirsizliklerle dolu bir süreçten geçtiği vurgulandı. Savaşların enerji ve emtia fiyatları üzerindeki etkisi, küresel ticareti, enflasyonu ve büyüme beklentilerini derinden etkilerken, Türkiye ekonomisi de bu küresel dalgalanmalardan nasibini alıyor.

Küresel Belirsizlikler ve Varsayımların Güncellenmesi

Geçtiğimiz yıl yapılan tahminlerin aksine, Brent petrol fiyatı varsayımı 64,3 dolardan 89,3 dolara yükseltildi. Enerji dışı emtia fiyatlarındaki artış öngörüsü de yüzde 5,7'den yüzde 18,6'ya çıktı. Bu gelişmelerin doğal bir sonucu olarak, küresel enflasyon tahminleri de artış gösterdi. Savaşların tetiklediği arz yönlü baskılar ve başlıca ticaret ortaklarındaki zayıflama, 2026 yılına ilişkin büyüme tahminini yüzde 3,3'e, sanayi büyümesini ise yüzde 2,3'e düşürdü. Yıl sonu enflasyon beklentisi ise yüzde 28,4'e yükseldi. Enerji ithalat maliyetlerindeki artışın dış dengeyi olumsuz etkilemesi bekleniyor; enerji ithalatı tahmini 71 milyar dolara, dış ticaret açığı tahmini ise 105 milyar dolara revize edildi.

Arz Güvenliği ve Yerlileşme Hamlesi

OVP, enerji başta olmak üzere kritik girdi kalemlerinde arz güvenliğini güçlendirme, üretim zincirlerinin dayanıklılığını artırma ve olası şokların ekonomi üzerindeki etkisini en aza indirme politikalarını sürdüreceğini belirtiyor. Bu kapsamda, enerji ve doğal kaynaklarda dışa bağımlılığı azaltma hedefi öne çıkıyor. Yerli kaynakların aranması, üretilmesi ve ekonomiye kazandırılması yanı sıra, enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve depolama kapasitesinin artırılması planlanıyor. Kritik minerallerden nükleer ve hidrojen teknolojilerine, enerji ve madencilik ekipmanlarının yerlileştirilmesine kadar stratejik alanlarda Ar-Ge ve yerli üretim kapasitesinin geliştirilmesi hedefleniyor.

Yatırımlarda Yeni Dönem: MTA ve Enerji Verimliliği

Enerji, savunma sanayisi, yüksek teknoloji ve sanayinin geleceği için kritik öneme sahip madenlerde dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla Maden Tetkik ve Arama (MTA) yatırımlarında yüzde 139'luk önemli bir artış öngörülüyor. Yeşil ve dijital dönüşümle sanayinin rekabet gücünü artırmayı hedefleyen program, yapay zekâ destekli üretim sistemleriyle enerji, hammadde ve iş gücü verimliliğini artırmayı amaçlıyor. Düşük karbonlu üretim, enerji verimliliği ve döngüsel ekonomi uygulamaları yaygınlaştırılacak. Sanayide kullanılan elektrik ve doğal gaza yönelik maliyet azaltıcı sübvansiyonlar devam edecek.

Kamu Alımları ile Yerli Üretime Destek

Program, kamu alımlarını yerli üretime öngörülebilir bir talep yaratarak desteklemek için stratejik bir araç olarak kullanacak. Savunma sanayisindeki başarılı uzun vadeli sipariş ve tedarik modeli, sağlık teknolojileri, raylı sistemler, enerji ekipmanları, elektronik ve kritik sanayi girdileri gibi alanlara da yaygınlaştırılacak. Bu sayede, bu alanlardaki yerli üretim kapasitesinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.